İçeriğe geç
Tüm yazılar
Araştırma 5 dk okuma

Yetişkinlerde DEHB tedavisi: en kapsamlı meta-analiz ne gösteriyor?

113 randomize çalışma, yaklaşık 15 bin katılımcı: yetişkin DEHB tedavileri üzerine bugüne dek derlenen en geniş ağ meta-analizinin bulgularına ve klinik çıkarımlarına eleştirel bir bakış.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), uzun süre çocukluk dönemine özgü bir tanı olarak ele alındı. Oysa boylamsal çalışmalar, belirtilerin önemli bir oranda yetişkinliğe taşındığını göstermektedir. Yetişkin DEHB’sinin görünürlüğü arttıkça, klinik açıdan kritik bir soru öne çıkıyor: Eldeki tedavi seçenekleri arasından hangisi, kimin için, ne ölçüde etkili? Yakın zamanda The Lancet Psychiatry’de yayımlanan kapsamlı bir ağ meta-analizi, bu soruya bugüne dek toplanmış en geniş veriyle yanıt vermeye çalışıyor.

Yetişkinlikte DEHB’nin klinik görünümü

Yetişkin DEHB tablosu, çocukluktaki gözlenebilir hiperaktiviteden çoğu zaman ayrışır. Motor hareketlilik, sıklıkla içsel bir huzursuzluğa ve yürütücü işlev güçlüklerine evrilir: görev başlatmada gecikme, zaman algısında bozulma, düzensizlik ve duygu düzenlemede zorlanma. Bu belirtiler, kişi tarafından sıklıkla bir karakter özelliği olarak yorumlanır; oysa klinik literatür, bunları nöro-gelişimsel bir düzenleme farklılığı çerçevesinde değerlendirir. Bu ayrım, hem doğru değerlendirme hem de damgalanmanın azaltılması açısından önemlidir.

Kanıtı sentezlemek: neden ağ meta-analizi?

Tek bir randomize çalışma, yalnızca karşılaştırdığı kollar hakkında bilgi verir. Klinik karar verme ise çoğu zaman doğrudan karşılaştırılmamış seçenekler arasında yapılır. Ağ meta-analizi (network meta-analysis), hem doğrudan hem de dolaylı kanıtı bir araya getirerek çok sayıda müdahalenin görece sıralamasını tahmin etmeye olanak tanıyan bir yöntemdir.

Oxford merkezli ekibin yürüttüğü bu çalışma (Ostinelli ve ark., 2025), yetişkin DEHB’sine yönelik 113 randomize kontrollü çalışmayı ve toplam 14.887 katılımcıyı sentezledi; farmakolojik, psikolojik ve nörostimülasyon temelli olmak üzere 50’ye yakın müdahaleyi karşılaştırdı. Bu ölçek, bulgulara tek merkezli çalışmaların ötesinde bir genellenebilirlik kazandırıyor.

Farmakolojik bulgular

Çalışmanın en tutarlı bulgusu farmakolojik koldadır. Uyarıcılar (stimülanlar) ve atomoksetin, 12 haftalık dönemde DEHB’nin çekirdek belirtilerini azaltmada en güçlü kanıta sahip müdahaleler olarak öne çıktı. Uyarıcılar bu etkiyi hem öz-bildirim hem de klinisyen değerlendirmesi ölçeklerinde tutarlı biçimde gösterdi.

Ancak etkililik, klinik yararın tek boyutu değildir. Çalışma birkaç önemli kısıtı vurgulamaktadır:

  • Tolerabilite (kabul edilebilirlik): Atomoksetin ve guanfasin, kabul edilebilirlik açısından plasebodan daha düşük performans gösterdi; yani yan etkiler nedeniyle daha sık bırakıldı. Etkililik ile bireysel uygunluk her zaman örtüşmez.
  • Yaşam kalitesi: Belirti azalmasına karşın, ilaçların genel yaşam kalitesini anlamlı biçimde iyileştirdiğine dair güçlü bir kanıt elde edilemedi. Belirti düzeyi ile işlevsel iyilik hâli farklı sonuç değişkenleridir.
  • Uzun dönem: 26 haftanın ötesindeki kanıt seyrek ve ölçekler arası sonuçlar yer yer tutarsızdır. Uzun vadeli etkiler, hâlâ açık bir araştırma sorusudur.

Bu noktada bir sınır çizmek gerekir: Farmakolojik tedaviye ilişkin kararlar hekim, genellikle psikiyatrist sorumluluğundadır. Buradaki amaç reçete değil, kanıtın aktarımıdır.

Psikolojik müdahaleler: nüanslı bir tablo

Çalışma, psikoeğitim, bilişsel davranışçı terapi (BDT), farkındalık temelli yaklaşımlar ve bilişsel beceri çalışmalarını da değerlendirdi. Buradaki bulgu metodolojik açıdan dikkatli okumayı gerektiriyor: Bu müdahaleler klinisyen değerlendirmesinde olumlu etki gösterirken, öz-bildirim ölçeklerinde aynı netlikte ayrışmadı.

Bu tutarsızlık, müdahalelerin işe yaramadığı biçiminde okunmamalıdır. Araştırmacılar, bu alandaki çalışmaların bir bölümünün yöntemsel olarak daha zayıf olduğunu (örneğin yetersiz kontrol grupları) belirtmektedir. Dolayısıyla daha doğru yorum, “kanıtın henüz olgunlaşmamış olması”dır. Klinik düzlemde psikolojik müdahaleler, belirti baskılamadan çok; yürütücü işlev stratejileri geliştirme, erteleme döngülerini ele alma ve eşlik eden olumsuz benlik şemalarıyla çalışma açısından değerlidir.

Bedeni de dahil etmek: fiziksel aktivite

Aynı dönemde yayımlanan 2025 tarihli bir başka meta-analiz (Mental Health and Physical Activity), konuya bedensel müdahaleler açısından yaklaştı. Bulgular bir ayrımı işaret ediyor: Akut (tek seferlik) fiziksel aktivite, hemen ardından çekirdek belirtilerde küçük ama istatistiksel olarak anlamlı bir azalma sağlarken; kronik (düzenli) egzersizin etkisi anlamlılığa ulaşmadı. Bu, egzersizin bir tedavi olduğu iddiası değil; düşük riskli, tamamlayıcı bir öz-düzenleme aracı olabileceğine dair erken bir göstergedir.

Eştanı: tabloyu karmaşıklaştıran etken

Yetişkin DEHB’si nadiren yalıtılmış bir tablo olarak karşımıza çıkar. Klinik örneklemlerde depresif bozukluklar, kaygı bozuklukları ve madde kullanım bozuklukları sık görülen eştanılardır (komorbidite). Bu durum hem değerlendirmeyi hem de tedavi planlamasını doğrudan etkiler: Örneğin belirgin bir depresyon tablosu, dikkat ve motivasyon güçlüklerini taklit edebilir ya da şiddetlendirebilir.

Boylamsal veriler bu örtüşmenin önemini desteklemektedir. Çocukluk DEHB’sinin yetişkinlik sonuçlarını inceleyen güncel bir sistematik derleme (2025), belirtileri yetişkinliğe taşınan bireylerin madde kullanım bozukluğu ve depresif bozukluk açısından daha yüksek risk altında olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle kapsamlı bir klinik değerlendirme — yalnızca dikkat belirtilerine değil, eşlik eden tablolara da bakan bir değerlendirme — isabetli bir planın ön koşuludur. Tek bir öz-değerlendirme ölçeği tanı koymaz; yalnızca daha ayrıntılı bir görüşmeye işaret edebilir.

Kanıtın sınırlarını okumak

Böylesi kapsamlı bir sentez bile mutlak bir reçete sunmaz; bulguların nasıl okunması gerektiği de en az bulgular kadar önemlidir. Çalışmanın yazarları birkaç sınıra dikkat çekmektedir: Sonuçların bir bölümü, yalnızca düşük yanlılık (low risk of bias) taşıyan çalışmalarla sınırlandırıldığında zayıflamaktadır; öz-bildirim ile klinisyen değerlendirmeleri zaman zaman birbiriyle çelişmektedir; ve uzun döneme ilişkin veri yetersizdir.

Bu sınırlar, “öyleyse hiçbir şey bilmiyoruz” anlamına gelmez. Aksine, bilimsel bilginin olasılıksal ve güncellenebilir doğasını yansıtır. İyi bir klinik tutum, kanıtı ne küçümseyen ne de mutlaklaştıran; onu bireysel değerlendirmeyle birlikte tartan bir tutumdur.

Klinik çıkarım: tek beden herkese uymaz

Bu sentezin belki de en önemli mesajı, herhangi bir müdahaleyi tek başına yüceltmemesidir. Veriler, kısa vadede en güvenilir etkililik–tolerabilite dengesini uyarıcıların sunduğunu; buna karşın hiçbir müdahalenin tek tip bir çözüm olmadığını göstermektedir. Etkili yaklaşım, çoğu zaman değerlendirmeye dayalı, bireyselleştirilmiş ve zaman içinde gözden geçirilen bir plandır.

Bu nedenle DEHB’yi yetişkinlikte ele alırken farmakolojik, psikolojik ve yaşam düzenine ilişkin bileşenleri birbirinin rakibi değil, olası tamamlayıcılar olarak görmek daha isabetlidir. Hangi bileşimin uygun olduğu, kişiyi tanıyan bir ekip tarafından, kanıt ve bireysel tercihler birlikte değerlendirilerek belirlenir.


Kaynaklar

  • Ostinelli EG ve ark. (2025). Comparative efficacy and acceptability of pharmacological, psychological, and neurostimulatory interventions for ADHD in adults: a systematic review and component network meta-analysis. The Lancet Psychiatry.
  • The effects of physical activity interventions on the core symptoms of ADHD in adults: a systematic review and meta-analysis. (2025). Mental Health and Physical Activity.
  • Systematic Review and Meta-Analysis: Predictors of Adult Psychiatric Outcomes of Childhood Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder. (2025). PubMed.
  • News-Medical (2024). Comprehensive study highlights effectiveness and limitations of ADHD treatments in adults.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye veya tanı niteliği taşımaz. Tedaviye ilişkin kararlar için bir hekime veya ruh sağlığı uzmanına danışılması önerilir.

Konuşmak iyi gelir

Bu konuları kendi hayatınızda konuşmak isterseniz, bir ön görüşme için yazabilirsiniz.

İletişime Geç

İlgili yazılar